Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanlığı, kiralık banka hesaplarının suç faaliyetlerinde kullanımını engellemek ve şüpheli işlem bildirimlerini iyileştirmek amacıyla yeni bir rehber hazırladı. Rehber, finansal hesapların sahipleri dışındaki kişilerce kullanılmasının kişileri suç gelirleri zincirinin bir parçası haline getirebileceği uyarısında bulunuyor.
MASAK’ın hazırladığı ‘Kiralık Hesaplarla Mücadele Şüpheli İşlem Bildirimi Rehberi’, banka, ödeme, elektronik para, ticari hesaplar, POS, sanal POS, kripto varlık hesapları ve diğer finansal araçları kapsıyor. Bu hesaplar, dolandırıcılık, yasa dışı bahis ve kumar gibi suçların finansmanında kullanılabiliyor.
Hesapların başkalarına kullandırılması, sadece IBAN paylaşımıyla sınırlı kalmıyor. Mobil bankacılık şifreleri, kart bilgileri ve doğrulama kodlarının devredilmesi de hesabın kontrolünü üçüncü kişilere bırakıyor. Gerçek kişilere ait hesaplar, kiralık hesap yapılarında en sık rastlanan araçlardan biri olarak öne çıkıyor.
Hesap kiralama işlemleri, açık tekliflerden sosyal çevreye yapılan basit ricalara kadar çeşitli yöntemlerle gerçekleştirilebiliyor. Sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden yapılan ‘Hesabına para gelsin, sen bana gönder’ gibi talepler, kişileri farkında olmadan suç zincirine dahil edebiliyor.
MASAK, bu tür hesapların tespiti ve finansal sistemin suç faaliyetlerinde kullanılmasının önlenmesini hedefliyor. Yükümlülere, müşteri faaliyetlerini izleme, işlem limitleri koyma ve şüpheli durumlarda iş ilişkisini sonlandırma gibi çeşitli zorunluluklar getiriliyor.
Bir hesabın kiralık niteliği taşıdığına dair emareler görüldüğünde, yükümlülerin şüphenin mahiyetini anlamak için inceleme yapması gerekiyor. Müşterinin gelir düzeyi, işlem hacmi ve karşı taraflarla ilişkisi gibi faktörler karşılaştırılarak hesapların fiilen kim tarafından kullanıldığı anlaşılmaya çalışılıyor.
Kuvvetli emareler durumunda, mobil ve internet bankacılığı kanallarının kapatılması veya sınırlandırılması gibi önlemler alınıyor. Banka kartı hizmetlerinin durdurulması, işlem limitlerinin düşürülmesi ve müşteriyle bağlantılı hesapların daha sık izlenmesi de gündeme gelebiliyor.
Yükümlülüklere uyulmaması, suçun niteliği ve kişilerin bilgisi dahilinde işlemlerin sürdürülmesi halinde adli süreçlere yol açabiliyor. Ancak, yalnızca idari yükümlülüklere aykırılık veya objektif risk göstergelerinin varlığı tek başına cezai sorumluluk doğurmuyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]